Akciğer Kanseri Kuru,Baş ve Boyun Kanseri,Kanser Ağrısı İlaçları

Akciğer Kanseriyle Savaş

Tabi her yazımda belirttiğim gibi kanserle savaşıyorsanız, “Gelecekten Mucize İksirler” adlı kitabı mutlaka edinmenizi ısrarla tavsiye ediyorum. Vahdet Tobias Turkona ait bu kitaptaki 2. karışım belki de hayatınızda mucizeler yaratabilir.

Akciğer kanseri kuru diğer organlarda olduğu gibi, akciğerde de kanser ya birincil (yani akciğerlerde başlamış ) ya da ikincil (yani başka bir organda başlamış ve sonradan bu organa ulaşmış) olabilir.

Birincil akciğer kanserleri başlıca iki türdür. Bu türler dışında başka türler de vardır. Birinci tür, bronşlardaki bezlerden oluşan adenokanserlerdir. Yavaş büyür ve bazen kanser gibi davranmaz. Bu tip tümörlerin belirme oranında son yıllarda çoğalma görülmemektedir. –Sigara içenlerin kanseri- adı da verilen ikinci tür kanser, bronkojenik kanser olup, son yıllarda belirme oranı hızla çoğalmaktadır. Bu tür kanser çok tehlikelidir.

Akciğer kanseri önde gelen tüm ölüm sebepleri arasında yer almaktadır.1950’de önce Amerika’da Wynder , sonra da İngiltere’de Doll ve Bradford HJill sigara içmenin kansere yol açabileceğini göstermişlerdir. Bu araştırmacılar, adı geçen hastalığın daima yaygın olarak bulunduğunu, ancak eskiden teşhis edilemediğini, son yıllarda artmasının sebebinin teşhis imkanlarının çoğalmasına bağlı olduğu itirazıyla karşılaşmışlardı. Ancak hastalığın teşhis imkanlarında yeni gelişme olmadan da çoğalmaya devam etmesi, bu itirazları geçersiz kılmıştır.

Akciğer kanserindeki artışı, yüzyılımızdaki şehirleşme ile açıklayanlar da olmuştur. Havanın kirlenmesine yol açan petrol ve dizel makinelerinin yakıt ürünlerinin akciğer kanseri oranını çoğalttıkları iddia edilmiştir. Ancak bu hastalığın şoförlerde araba tamircilerinde ve yollarda çalışan diğer meslek sahiplerinde daha fazla görülmemesi bu itirazları da zayıflatmaktadır. Öte yandan kömür yakılması sonucu meydana gelen dumanların, akciğer kanserinin oluşumunda önemli bir etken olacağı kabul edilmektedir.Sigara içen bir şehirlide akciğeri kanseri belirmesi ihtimali, aynı miktarda sigara içen bir köylününkinden fazladır. Hastalığın amyant işçilerinde ve kimi maden yataklarında çalışanlarda da sık görülmesi, sigara ve kömür dumanı dışında da etkenlerin bulunduğunu gösterir. Akciğer kanseri, çoğu defa hastalık oldukça ilerledikten sonra belirtilere yol açar.

Baş Kanseri

Kanser hastalığı günümüzde en önemli sağlık sorunlarından biridir. Kardiyovasküler hastalıklardan sonra ikinci ölüm nedenini oluşturmaktadır. Pek çok etmen kansere neden olabilmektedir. Bu etmenlere sağlıksız beslenme, aktif olmayan yaşam tarzı, stres, sigara, alkol ve madde kullanımı, mikroorganizmalar, enfeksiyonlar, diğer hastalıklar, çevresel ve mesleki etkenler, genetik yatkınlık örnek verilebilir. Tüm kanser türlerinde erken teşhis hayat kurtarıcı olabilmektedir. Sık görülen kanserlere akciğer, meme, rahim ağzı, prostat, kemik, kemik iliği, yumuşak doku, karaciğer, baş ve boyun kanserleri örnek verilebilir.

Baş ve Boyun Kanserleri

Baş ve boyun kanserleri hemen belirti verebilen ya da varlığı hissedilebilen, bu nedenle erken teşhis edilebilen kanserlerdendir. Baş kanserleri dudak, yanak, ağız boşluğu, tükürük bezleri, kafa boşlukları, kulak içi, kulak kepçesi, diş eti, damak, dil, ağız tabanı, burun ve çevresinde görülebilmektedir. Boyun kanserleri ise daha çok nazofarinks, orofarinks, hipofarinks gibi boğazda bulunan kanserleri oluşturur.

Baş kanseri sigara içilmesi, tütün çiğnenmesi, sağlıksız beslenme, alkol kullanma ile ilişkilidir. Ayrıca Ebstein-Barr virüsü ve Human Papilloma Virüsü (HPV) ile bulaşma yoluyla enfekte kişilerden sağlıklı kişilere geçebilmektedir.

Baş ve Boyun Belirtileri

Baş ve boyunda görülen kanserlerde ilk belirtiler şişliklerdir. İyileşmeyen yaralar, cilt değişiklikleri, ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü, sürekli görülen burun tıkanıklığı, geçmeyen kulak ağrısı, işitmekte zorlanma, kulak çınlaması ile kendini gösterebilir. El muayenesi, endoskopi, parça alınarak inceleme, radyolojik muayene yöntemleri ile teşhis edilebilir. Semptomların fazla olması tedavi yaklaşımının da disiplinler arası olmasını gerektirebilir.

Baş ve Boyun Tedavisi

Baş ve boyun kanserlerinde kanserin yeri belirlendikten sonra ilk düşünülen tedavi yaklaşımı cerrahidir. Cerrahi yönteminde kanser hücresi ameliyat ile çıkarılır. Hem cerrahiye yardımcı olmak hem de tedavi etmek amacıyla radyoterapi uygulaması yapılabilir. Işın tedavisi olarak da adlandırılan radyoterapi ile kanser hücresi küçülür veya yok edilir. Radyoterapinin yan etkilerini azaltmak ve tedavi yanıtını artırmak için gelişitirilmiş tomoterapi yöntemi de uygulanabilir. Ayrıca kemoterapi de hastanın ve kanserin durumuna göre uygulanabilen bir tedavidir. Hangi tedavinin uygulanacağına hastanın doktoru karar vermelidir. Baş ve boyun kanserlerinin ayırt edici belirtileri mevcut olduğu için bu belirtilerden bir veya birkaçı bulunan hastaların muayene olmaları gerekmektedir.

Kanser Ağrısı

Kanser Nedir?

Kanser kontrolsüz şekilde çoğalan hücrelere verilen genel isimdir. Bazı kanserler oluştukları yerlerde kalırlar, bunlara iyi huylu ya da benign kanser denilir. Bazıları ise kan damarı veya lenf yoluyla vücudun çeşitli yerlerine taşınırlar ve kötü huylu veya malign kanser adını alırlar. Kanserin başladığı yerden uzak doku ve organlara yayılmasına metastaz denir. Metastaz yapılan yerler sinirler, kemikler, damarlar, yumuşak doku ve organlar olabilir. Yayılan kanser hücreleri buralarda ağrılara sebep olur. Özellikle sinirlere metastaz olmuşsa ağrı oldukça şiddetli hissedilir. Kanser ağrısı uzun sürelidir. Kanserin ortaya çıktığı andan itibaren ağrı hissedilmeye başlanabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda hastanın tedaviye olan gücü azalır, yaşam kalitesi düşer.

Kanser Ağrısı Tedavisi

Kanser tedavisinde ilk yaklaşım vücudun doğal ağrı kesici mekanizmalarını devreye sokmaktır. Bunun için akupunktur, hipnoz, yoga, masaj, egzersiz gibi alternatif tedaviler kullanılabilir. İkinci tedavi yaklaşımı oral ağrı kesici ilaçlardır. Steroid olmayan ağrı kesiciler, antidepresanlar, antikonvülsanlar, anksiyolitikler, steroidler, kodein ve tramadol gibi biraz daha güçlü ağrı kesiciler ve son basamakta morfin ve türevleri olan güçlü ağrı kesiciler bulunmaktadır. Morfinin de dahil olduğu opioidler en güçlü ağrı kesici grubudur.

Tüm tedavi yaklaşımları ağrının şiddetine ve tipine göre uygulanmalıdır. Ağrının şiddetine göre bu üç basamak tedavi yaklaşımları beraber uygulanabilir. Ağrı çok şiddetli ise doğrudan morfin ile tedavi yaklaşımına gidilebilir. Ağrı tedavisine bağlı olarak hastada bulantı ve kusma, uyku hali görülebilir. Ayrıca morfin tedavisine bağlı bağımlılık riski, ilaç toleransı ve kabızlık da göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm tedavi yaklaşımlarının yan etkileri olsa da ağrı tedavi edilmediği sürece kanserin tedavisinin aksayacağı unutulmamalıdır. Kanser tedavisi için hastanın moral ve motivasyonunun yüksek olması oldukça önemlidir. En doğru ağrı kontrolü yaklaşımı hastanın doktoru tarafından belirlenmelidir.