Bilgi Deposu

    Sürekli Üşümek Hastalık Mıdır?

    Sürekli Üşümek Hastalık Mıdır?

    Kış aylarında tir tir titremek herkesçe normal olarak karşılaşılan bir durumdur. Hava sıcaklığının 0’ın altına inmesiyle vücut ısısının bunu karşılayamaması en büyük etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat yaz aylarında bile sürekli üşüyen insanlar var. İşte siz de yaz aylarında havanın güneşli olduğu zamanlarda bile üşüyorsanız o halde sağlığınız hakkında mutlaka gerekli tetkikleri yaptırmalısınız anlamına gelmektedir.

    Bilimsel Olarak Sürekli Üşümenin Belirtileri

    Anemi (kansızlık), hipoglisemi (kan şekerinin düşüklüğü) sürekli üşümenin belirtileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilimsel olarak açıklanan bu etkenlerin yanı sıra başka etmenler de sürekli üşümenin nedenleri olarak karşımıza çıkıyor. Bunların arasında kuşkusuz ki tiroid bezinin hızlı çalışması, kas yapısının az olması her yönüyle dikkat çeken özelliklerden birisi olma özelliğini korumaktadır. Tüm bunlar da her açıdan cilt hastalıkları ve benzeri rahatsızlıklar oarak karşımıza çıkmaktadır.

    Anemi (Kansızlık)

    Halk arasında kansızlık olarak bilinen ve tıp terminolojisinde anemi olarak adlandırılan rahatsızlık sürekli üşümenin belirtileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu özellikler de esas alındığı zaman sürekli üşüyorum için tedavi görmeniz mümkün olmaktadır. Yetersiz beslenme, aşırı kan kaybetme, sindirim sisteminde fonksiyonel özellikler, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı gibi nedenler karşımıza çıkan özellikler olarak kesinlikle ifade edilmelidir.

    Hipoglisemi

    Kan şekeri düzeyinin 50 mg/dl altına düşmesi hipoglisemi olarak adlandırılmaktadır. Genellikle her 20 yaş ve üzerindeki her on kişide görülebilmektedir. Bu yönleriyle aşırı ve sürekli şekilde üşüme hallerinden birisi olarak kan şekeri düşüklüğü söylenebilmektedir.

    Tiroit Bezi Sorunları

    Organizmanın metabolizmasını dengeleyen tiroit bezinin hızlı salgılanması da sürekli üşümeyi beraberinde getirmektedir. İşte bu yüzden tiroit bezi hastalıkları da sürekli üşümenin faktörleri arasındaki yerini korumaya devam etmektedir.

    Tedavisi

    Elbette söz konusu rahatsızlığın tedavi yolları bulunmaktadır. Bu bakımdan sürekli üşümek hastalık mı konusuna yönelik olarak sizlerin de bu konuda bilinçlenmesi gerekir. Öncelikle üşümeye neden olan bulgunun saptanmasıyla süreç başlar. Kan tahlilleri, idrar tahlilleri sonrasında kişinin sürekli üşümesine neden olan rahatsızlık saptanmaktadır.

    Anemi Belirtileri

    Sürekli üşümeye neden olanların başında kansızlığın geldiğini kesinlikle dile getirmemiz gerekmektedir. Aneminin başlıca nedenlerini şu şekilde saptamak gerekmektedir:

    • Demir eksikliği
    • Folik asit eksikliği
    • B 12 eksikliği başlıca aneminin neden olduğu rahatsızlıklar arasında gelmektedir. Peki buna uygun tedavi sürecinin nasıl gerçekleşeceği konusunda da kesinlikle dikkat etmemiz gereken hususlar bulunmaktadır. Bunları da tüm yönleriyle kesinlikle sıralamakta yarar var.

    Demir eksikliği olan kişilerde dudak uçukları, ciltte çatlaklıklar, tırnaklarda biçimsizlik gibi sıkça karşılaşılan deformasyonlarla kendini göstermektedir. Bunu önlemek açısından demir eksikliği olan kişilerin balık, karaciğer, kırmızı et ve yumurta tüketimini düzenli olarak gerçekleştirmesi önerilmektedir.

    Vücudumuza kırmızı kan hücrelerini veren folik asitlerin eksikliği de sürekli üşüme hastalığı neden olmaktadır. İşte bunun için kırmızı et, karaciğer, dalak tüketimi önerilmektedir. Ayrıca folik asit eksikliğinin baş düşmanı olarak alkol tüketimi gösterilmektedir.

    Son olarak B 12 vitamininin eksikliği de kansızlığın başlıca nedenlerinden birisi olma özelliğini göstermektedir. B 12 vitamini eksikliğini gidermek için sizlerin de süt ve süt ürünleri, kırmızı et, ciğer, dana, kuzu, koyun, balık gibi hayvansal gıdaları da sıkça tüketmesi önerilmektedir. İşte ortada duran tüm bu yaklaşımlar dikkate alınacak olunduğu zaman gerçekten de kaliteden kesinlikle ödün verilmeksizin beklentileri tüm yönleriyle elde etmek mümkün hale gelecektir. Bu da önem teşkil eden yaklaşım tarzlarından bir diğerini oluşturması açısından son derece önem teşkil eden yaklaşımlar arasındaki yerini korumaya devam eder.