Akciğer Kanseri Nedir Nasıl Ortaya Çıkar?

    Akciğer Kanseri Nedir Nasıl Ortaya Çıkar?
    A+
    A-

    Bana göre Fda bizleri mümkün olduğu kadar alternatif tıptan uzak tutmaya çalışıyor.  Çünkü ilaç firmalarının  para kazanması gerekiyor. Internet sayesinde önümüzdeki dönemlerde tıp eğitiminin ve tıp bilgilerimizin çok ciddi manada masaya yatırılacağını düşünüyorum. Yabancı sitelerde bu çoktan başladı. Araştırdığım kadarıyla tüm hastalıkların aslında çok basit çözümleri var. Ve bu yüzden sağlık konusunda artık kimseye güvenmiyorum. Siz de bana güvenmeyin Akciğer Kanseri teşhisi konulmuş vakalarda kurtulma oranını,kemoterapinin ve akciğer kanseri ameliyatlarının başarı yüzdelerini araştırın.  Geleneksel tıbbın kanser konusunda aldıkları sonuçları araştırıp gözden geçirin. Ve bunu paniklemeden yapın. Bu yazının sonunda size Akciğer Kanseri konusunda alternatif bir çözümden bahsedeceğim.

    Kanseri ve akciğer kanserinde uygulanan tedavilerin sorgulanması gerekiyor.

    Kanser bize kurulmuş bir para tuzağı mı? Akciğer kanserinden tıbbı yardım almadan kurtulanlar var mı? Kemoterapi sonrasında kaç kişi düzeliyor? Ve kaç hastada düzeldi dendikten sonra kanser 2 sene içinde tekrar ediyor?

    Akciğer vücudumuzun oksijenlenmesini sağlayan yaşam için önemli bir organdır. Atmosferden alınan oksijeni kana verir ve dokuların beslenmesi sağlanır. Ayrıca kirlenmiş kanı(karbondioksitten zengin olan kan) temizler. Akciğerin yapısında birçok hücre vardır. Bu hücreler akciğerin normal işlevini yerine getirebilmesini sağlar. Bu hücreler farklı nedenlerle yapısı değişip kontrolsüz şekilde çoğalmaya başlayabilir. Hücrelerdeki bu kanser öncesi değişiklikler gerçek kansere doğru ilerleyip yakın bölgelerde yeni kan damarlarının oluşmasına neden olup vücut için zararlı kimyasallar oluşturur. Kanser hücrelerini besleyerek büyümelerini, tümör oluşturmalarına neden olur.

    2014 yılı verilerine bakıldığında Türkiye’de ve Dünya’da erkeklerde en sık görülen kanser türü akciğer kanseridir. Akciğer kanserinin evreleri incelendiğinde %52,7’sinin uzak organlara yayılım gösterdiği görülmektedir. Bu yüzden akciğer kanseri olan kişilerde ölüm oranı fazladır.

    Bu kadar görülme sıklığı yüksek olan kanser türünün %94 sebebi sigara içmektir. Sigara yetmişe yakın kanserojen madde içermektedir. Sigara dumanı solunduğunda ilk olarak duman akciğere gelerek tüm vücuda yayılır. Bu yüzdende sigaranın akciğere etkisi çok fazladır. Yapılan araştırmalara göre sigaranın vücudumuzdaki hücrelerin ana merkezini bozarak hücre yapısında değişikliklere ve kontrolsüz hücre çoğalmasına yol açtığı görülmüştür. Sigaranın bırakılması kanser riskini tamamen ortadan kaldırmamakta, ancak riski azaltmaktadır. Ancak sigara bırakılmasından 10 yıl sonra akciğer kanseri riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner. Kalp krizi riski hiç sigara içmemiş biri ile eşit olur. Sigara dışında puro içenlerde risk üç kat, pipo kullananlarda ise sekiz kat artmaktadır.

    Sigara yalnız içeni değil, aynı ortamda bulunanı da etkilemektedir. Sekiz saat sigara dumanına maruz kalmak, günde beş sigara içmekle eşit sayılır. Eşi sigara içen kadınlarda akciğer kanserinden ölüm iki üç kat artmaktadır. Sigara içmeyenlerde çevresel tütün dumanına maruz kalma, akciğer kanserini %32 oranında arttırmaktadır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda yüksek bir pasif içicilik sıklığı görülmektedir. Başkalarının tütün dumanına sadece 30 dakika maruz kalmak, uzun süreli sigara içiciliği de ortaya çıkanlarla aynı fiziksel etkileri ortaya çıkarmaktadır. Özetle; sigara içmeyip sadece dumanına maruz kalmak bile vücutta birtakım olumsuz değişimlere yol açabilmektedir.

    Akciğer kanserinde bir diğer neden; asbest maddesidir, gerek çevresel gerekse endüstriyel (gemi ve otomotiv sanayi, izolasyon) alanlarda kullanılan bir maddedir. Bu madde özellikle solunum yollarında tahrişe neden olur. Başta akciğer zarı kanseri olmak üzere akciğer ve sindirim sistem kanserlerine neden olduğu görülmüştür.

    Diğer bir etken radon gazına maruz kalmak; radon, kimyasal olarak tepkimeye girmeyen, doğal bir radyoaktif gazdır. Uranyumun parçalanması ile oluşur. Sigaradan sonra akciğer kanseri için en önemli etken olup, akciğer kanserlerinin %3 ile 15’inden sorumludur.

    Akciğer kanserinde genetik faktör de etkilidir. Hastaların birinci derece akrabalarında akciğer kanser varlığı, kanser riskini 2,4 kat arttırmaktadır.

    Akciğer Kanseri; yaşamı ciddi anlamda tehdit edici bir hastalıktır. Ortaya çıkmasının en büyük sebebi sigara içmektir.(!) Sigara içmek de iradeye bağlıdır. Önlenebilir bir durumdur.

    İlaç firmaları akciğer kanserinden düzelmemizi ister mi?

    Asidik beslenme ve stres tüm kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinin oluşmasında da etkilidir. Çok merak ettiğimiz bir konu var. Üniversitelerimizdeki tıbbi araştırmaların sponsoru ilaç firmaları mı? Tıp fakültelerinde verilen eğitim Amerikaya mı dayanıyor?

    Akciğer Kanseri Teşhis ve Tedavisi

    Size ve yakınınıza akciğer kanseri teşhisi konuldu ise öncelikle moralinizi bozmamanız gerekiyor. Çünkü artık akciğer kanserinden kurtulanlar var.  Ayrıca kanserle mücadalede moral en önemli savaş araçlarından biri. Kanser genel olarak asitli ve oksijensiz ortamla alakalı olduğundan ve moralin bozulması insan vücudunu asidik hale soktuğu için tedavi boyunca mümkün olduğu kadar moralinizi yüksek tutmalısınız.

    Akciğer Kanseri teşhisi ile karşı karşıya geldiğinizde   bana göre ilk yapmanız gereken şey “Gelecekten Mucize İksirler” kitabını elde etmek olmalıdır. Ne yazık ki geleneksel tedavi akciğer kanseri için umut vadetmiyor. Aldıkları sonuçlar ortada. Kemoterapinin bile aslında işe yarayan bir çözüm olmadığına dair bir sürü görüş var internette. Aslında bu görüşleri destekleyen istatistikler de mevcut.    Bahsettiğim  kitapta bulunan 2. karışımın düzenli kullanımı sayesinde Akciğer Kanserinden kurtulan kişiler var.  Bu kitap minicik bir kitap olmasına rağmen neredeyse tüm hastalıklara çözüm getiren bir kitap.  Buraya tıklayarak googleda kitabın sitesine ulaşabilirsiniz.  Tabi bunlar benim düşüncelerim. Ben de çok fazla araştırma yaptım. Ve artık şundan eminim: “Sağlık konusunda neredeyse bildiğimiz herşey yalan.”