Bilgi Deposu

    Serbest Radikal Nedir?

    Serbest Radikal Nedir?

    Serbest Radikal Nedir?

    Serbest Radikal Nedir? Serbest Radikaller Nelerdir? Bir ya da birden fazla eşlenmemiş elektronlara sahip olan basit moleküllere Serbest Radikal denilmektedir. Elektronlar bilindikleri üzere genel olarak çift olmaktadır. Fakat bazı elektronlar kararsız olmaları ve de yüksek seviyede reaktif molekül ile sonuçlanmaları sebebi ile eşlenmemişlerdir. Bu moleküllerin kararlı bir hale gelebilmesi için başka molekülden elektron alarak ya da kendisinden vererek eşleşmesi gerekmektedir. Eğer herhangi bir molekül elektron kaybeder ise, molekül oksitlenir. Bu da o molekülün serbest radikal olması anlamına gelmektedir. Bir başka deyiş ile, serbest molekül kendi zincir reaksiyonunu başlatmaktadır. Böylece başka bir molekülden elektron alabilir. Bütün bu süreç molekülün yapısal olarak kalıcı değişikliklere uğramasına sebep olmaktadır. Bu nedenle de molekülde geri dönüşümü olmayan hasarlar meydana gelmektedir. Bu durumda devreye antioksidan girmektedir. Antioksidan elektron ile serbest radikali birbirine bağlayabilir. Ayrıca stabilize edebilir ve serbest radikalin zincir reaksiyonunu durdurabilir. Bu durumda antioksidan kendini feda etmiş olmaktadır. Molekül yerine antioksidan oksitlenir.

    Serbest radikaller vücutta kendiliğinden üretilmektedir. Doğal bir süreç ile üretilen bu radikaller, stres, kir, beslenmedeki yanlış davranışlar, sigara ve alkol tüketimi ile meydana gelmektedir. Dolayısıyla serbest moleküllerin ortaya çıkması kişinin yaşam kalitesi ile doğru orantılıdır. Vücut bazı serbest radikaller ile kendi başına savaşabilmektedir. Fakat eğer bu serbest radikaller çok fazla olur ise, vücut kendini savunamaz ve bu da kişinin vücudunda istenmeyen sonuçlar oluşturabilir.

    Serbest Radikaller ile Savaşmak

    Serbest radikallerin en büyük düşmanı; glutatyondur. Antioksidanlar bu konuda oldukça başarılıdır. Antioksidanlar serbest radikaller ile reaksiyona girmesi, hücrelere gelebilecek zararları önceden önlemektedir. En güçlü antioksidanlardan biri olan glutatyon serbest radikaller ile savaşabilmektedir. Her hücrede bulunabilen bu maddenin düzeyine tamamen kişiye bağlıdır. Glutatyon vücutta üretilmektedir. Fakat, diyet, ilaç tedavileri, stres, yaşlılık, radyasyon ve hava kirliliği gibi bazı etkenler bu maddenin üretimini ve de vücuttaki miktarını azaltmaktadır. Bu nedenle bu tür etkenlerden uzak durmakta ya da mümkün olduğunca az etkisi altında kalmakta fayda vardır.

    Serbest Radikal ve Glutatyon Savaşı

    Glutatyon seviyesini arttırabilmek için zengin beslenmek önemlidir. Özellikle kükürt ağırlıklı beslenmek yani sarımsak, soğan, brokoli, karalahana, lahana, tere gibi besinler tüketmek faydalı olmaktadır. Ayrıca süt, peynir, yoğurt, yumurta, kırmızıbiber ve tavuk gibi sistein içeren gıdalar da glutatyon seviyesini belirli ölçü de arttırmaktadır. B6, B12 ve folat vitaminleri de vücuttaki bu yararlı maddeyi arttıran etkenlerden bazılarıdır. Bu vitaminleri içeren besinlerde nohut, ıspanak, kuşkonmaz, avokado, pancar, mercimek, ciğer ve brokoli şeklinde sıralanabilmektedir. Deve dikeni, ay çekirdeği, hindi, tavuk, mantar gibi besinler, c ve e vitamini içeren besinlerde bu konuda yardımcı olan besinler arasındadır. Ayrıca Glutatyon içeren gıda takviyeleri de bulunmaktadır. Fakat bunu en doğru şekilde besinlerden alınması uygundur.

    Serbest Radikallerin aerobik egzersizler, kardiyo ile daha hızlı üremesine yol açtığı konusunda bazı incelemelerde mevcuttur. Fakat düzenli egzersiz yapmak stresi azaltmaktadır. Stres de serbest radikallerin üremesindeki en büyük etkenlerden bir tanesidir. Bu nedenle burada bir çelişki söz konusudur. Kişi kendini çok yormadan düzenli şekilde fiziksel aktivite gerçekleştirmelidir. Böylece antioksidan ile vücudun savunması da gerçekleşecektir. Bu araştırma sonucunda bazı atletlere antioksidan takviyesi yapıldığı da bilinmektedir. Düzensiz egzersizler böyle olumsuzluklara sebebiyet verebilir. Örneğin hiç spor yapmayan biri arada bir halı saha maçına giderse bu durum onun oksidatif stresini tetikleyebilir. Bu nedenle düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Düzenli bir şekilde hareket eden ve fiziksek aktivite gerçekleştiren kişilerin bu konuda endişelenmesine gerek yoktur.